Fikret Kuşkan, The Fragman ’ Özel Röpörtajı

Fikret Kuşkan, The Fragman ’ Özel Röpörtajı

365

Fikret Kuşkan, The Fragman Türkiye’ye konuştu:Atatürk rolünde ‘en iyisini yapmak’ için yola çıktım ...

 

 

* Mehmet Âkif Ersoy’un İstiklâl Marşı’nı yazarken yaşadıklarını konu alan “Âkif” filminde Mustafa Kemal Atatürk’ü canlandırdınız. Bu role nasıl hazırlandınız?

 

- Öncelikle teorik bilgilerimi tazeleyerek yol aldım. Tarihsel bilgi ve dokümanterlere ağırlık verdiğim bir ön çalışma sürecine girdim. Bu yönde bana çok kıymetli dostum Cengis Asiltürk’ün araştırmaları çok yardımcı oldu. Çapraz okumalarla hem Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün hem de kıymetli şairimiz Mehmet Âkif Ersoy’un hikâyesini derinlemesine incelemek gerektiğinden, buna büyük önem verdim. Bunun yanında filmdeki tüm karakterlerin Mustafa Kemal Atatürk’le ilişkilerini araştırmak ve tarihsel anlamlarını bilmek bana 2 ay sonunda rol için büyük bir boyut ve vizyon kazandırdı. Rolün önce iç dünyasına, sonra da dışa yansımalarına daha kolay girmemde bu ön çalışma yolumu açtı. Sonrasında daha çok dıştan içe çalışmalarım gerçekleşti. Neticede bir hayal ürünü ya da oluşturulmuş bir karakterden bahsetmiyoruz. Neredeyse anne babamızdan sonra ismini ve varlığını öğrendiğimiz bir değerden, dehadan, Mustafa Kemal Atatürk’ten bahsediyoruz.

fikret kuşkan

BU ROL BENİM İÇİN ÇOK BÜYÜK BİR SINAV

Bu denli önemli bir ismi canlandırmak nasıl bir histi, paylaşır mısınız?

- Yalnızca ülkemizce değil, uluslararası düzeyde saygınlığı olan Mustafa Kemal Atatürk’ü oynamak; bir aktör ve kendileri gibi suyun öteki tarafından gelmiş biri olarak yükümü fazlasıyla artırdı. Zaman zaman altında ezildiğimi düşündüğüm bu sorumluluk, benim için aynı zamanda çok büyük bir sınav oldu. Onur, korku, şüphe, kaygı ile setimin ilk gününden son gününe kadar süren bir yolculuğa çıktım. Mustafa Kemal Atatürk rolüne çalışmaya; “Bugüne kadar yapılmış olanın daha iyisi, en iyisi ne olabilir?” diye sorarak başladım. Öyle de tamamlandı bu yolculuğum. İşimi şansa ve olasılıklara bırakmam. Umarım başarılı olabilmişimdir. Umarım aynaya baktığımda utanmam. Çünkü aksi halde sıkı bir dayak yerim kendimden.

fikret kuşkan

EYLÜL AYINDA VİZYONDA OLMASI PLANLANIYOR

Her projenizde kendinizi değerlendirip puanladığınızı okumuştum. “Âkif” filmindeki performansınızı nasıl değerlendirdiniz? Kendinize kaç puan verdiniz?

- Tabii ki Gazi Mustafa Kemal Atatürk rolü, değerlendirme sürecimi etkiliyor. Ama yine de bir aktör olarak başarının yüzde 70-75’ini cebime koymalıyım. Gerisi ise “montaj, kurgu, altın makas” olarak yönetmenimizin ellerinden öper. Benim için iyi bir film öncelikle sağlam ve güçlü bir senaryodur. Sonrasında işin bütünlüğü kurgu masasında biter. Henüz filmden hiçbir kareyi görmediğimi belirtmeliyim. Ama tabii ki oyuncu kendini bilir ve benim de bir iç değerlendirmem var. Fakat galiba Atatürk’ün eşsiz karakterinin öneminden kaynaklı olarak, bu değerlendirmeyi tamamen izleyiciye bırakmak çok daha yerinde olacaktır.

akif filmi

* Set ortamından bahseder misiniz biraz da? Pandemi sürecinde nasıl bir çalışma ortamıyla karşılaştınız?

- Titizlikle yönetilen bir sete sahiptik. Hiçbir sorun veya hastalık yaşanmadan çekimlerimizi tamamladık. Yapımcılarımız bu konuda üstün bir hassasiyet içinde olduğundan, her türlü önlemin alındığı, salgın etkenine karşı korunaklı bir çalışma gerçekleştirebildik.

* Film izleyiciyle ne zaman buluşacak?

- Filmin eylül ayında vizyona girmesi planlanıyor.

atattürk rolü

“GİZLİ YÜZ” FİLMİ

DÖNÜM NOKTAM OLDU

* 30 yıl önce “Gizli Yüz” filminde genç bir fotoğrafçıyı canlandırmıştınız. O karakter size “En İyi Erkek Oyuncu” kategorisinde Altın Portakal getirdi. O dönem rolünüze nasıl çalışmıştınız?

- Yönetmenim rahmetli Ömer Kavur, Türkiye’nin yetiştirdiği en özel ve kıymetli rejisörlerden biriydi. Kendimi ona teslim ettim ama elbette ki kendime dair hislerimi koruyarak. Analiz, sentez ve mantık süzgecinden geçirmekten vazgeçmeden, gerektiğinde çatışarak, benden ne istendiğine konsantre oldum. “Gizli Yüz”deki fotoğrafçı karakteri, tam manasıyla filmin ilk 10 gününden sonra içime düştü diyebilirim. Zaten Ömer Bey’in de artık yedi-sekiz tekrar istemeden, bir veya en fazla iki çekim yapıp onay vermeye başlamasından doğru yolda olduğumu anladım.

* “Gizli Yüz”ü bir dönüm noktası olarak tanımlayabilir misiniz?

- Elbette... “Gizli Yüz” benim dönüm noktam olmakla kalmayıp; kadraj oyunculuğunun, setin, ışığın, kameranın ne olduğunu öğrenmeye, sorgulamaya başladığım yıllarımın da başlangıcı olmuştur. “Sis” ve “İki Başlı Dev” filmlerindeki oyunculuğum için de aynı hissiyata sahibim.

BENİM İÇİN ÖVGÜ

YERGİNİN BAŞLANGICIDIR

* İlerleyen yıllarda yine birçok filminizle “En İyi Erkek Oyuncu” kategorisinde ödüller aldınız. Bu başarıların ilhamını sizden dinlemek isteriz...

- Ödüllerin övgü niteliği vardır kuşkusuz. Fakat benim için övgü, yerginin de başlangıcıdır. Bu yüzden ödüllerle aramda hak etmişlik veya ilham kaynağı ilişkisi kurmadım hiçbir zaman. Mesleki adımlarımı her zaman iç sesime, sezgilerime göre şekillendirdim. İnandığım, içimde hissettiğim her hikâye, karakter benim ilhamımı kendiliğinden oluşturmuştur. Bana göre önemli olan ise bu duygudan sonra başlayan çalışma ve disiplin sürecidir.

* Kariyerinizin en özel filmi hangisi?

- Oyunculuğa yeni başladığım yıllarda oynadığım filmler benim emekleme dönemimi temsil eder; ki orada attığım adımlar, düşüp yeniden kalkmalarım ve sağlam basmayı öğrenmek için gösterdiğim çaba da o yılları eşsiz ve kıymetli kılıyor.

KALFALIK DÖNEMİNİ TAMAMLADIM

USTALIK DÖNEMİNE GEÇİŞ YAPMAK ÜZEREYİM

* Dünden bugüne kariyerinizi nasıl değerlendiriyorsunuz? Gelecek için hedefleriniz neler?

- Kendi değerlendirmelerim çoğunlukla acımasızdır. Fakat artık mesleğimde kalfalık dönemini tamamlayıp ustalık dönemine geçiş yapmak üzere olduğumu söyleyebilirim. Yönetmenlik yapacağım projelerimi, kendi hikâyelerimi doğru zamanda hayata geçirmeyi planlıyorum. Bunun yanında henüz oynanmamış bir sürü karakter ve söylenmemiş bir sürü söz var. Hepsinin benim geleceğimde bir zamanı ve yeri var.

fikret kuşkan

BENİ YENİLEYEN TUTKULARIM:

AİLEM, MESLEĞİM VE TABİAT

* Sizce oyuncu olmak için eğitim yeterli mi? Oyuncuyu doyuran nedir? Bir oyuncu nelerden ilham alır?

- Oyuncu olmak için tek bir yolun yeterli olacağını söyleyemem. Kuşkusuz eğitim almak, dünya standartlarında eğitilmiş olmak önemli. Ancak var olan potansiyeli, yeteneği ortaya çıkaracak her deneyimi oyunculuk mesleğinde kullanmak, bu işi yapmaya kendini adamak ve dünyaya bu gözle bakabilmek halinin refleks olarak oluşması gerekliliğinin şart olduğunu düşünüyorum. Oyunculuk eğitiminin hayatla ve içinde yaşadığımız toplumla, dünyayla bütünleşmesi için sezgilerinizi bu yönde geliştirmeli, her anlamda kaynaklarınızı artırmalı ve beslemelisiniz. Sanıyorum ancak bu halde ve doğal olarak eğer sizde bir cevher varsa önlenemez şekilde başarı ortaya çıkacaktır.

* Hayatta tutkuyla bağlı olduğunuz şeyler nelerdir?

- Öncelikle ailem, mesleğim ve tabiat benim beslendiğim, kendimi yenilediğim tutkularım diyebilirim. İçinde var olabilmek için çaba göstermek, anlamak, gelişmek ve uyum sağlayabilmek gerekli. Bunların sürmesinin ise bitmeyen bir tutkuya bağlı olduğunu düşünüyorum.

 

Hakan Aytekin Özel Haberi
Genel Yayın Yönetmeni